Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi terörsüz bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi terörsüz bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz

Vakıf Katılım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşunun 25’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen programda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

"Bugün çok özel, tarihi bir gün. 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak, çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Muhabbetimiz, dostluğumuz ebedi olsuni ebedi kalsın.

Gönül coğrafyamızda kalbi bizimle atan tüm dostları selamlıyorum. Bu yolda beraber yürüdüğümüz Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye partim ve tüm arkadaşlarım adına selam gönderiyorum. Her seçimde sandıkları şenlendiren seçmenimize teşekkür ediyorum.

AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Yapamazlar dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye'nin, milletin özgüvenini yükselttik.

Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık.

36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Milli gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16'ncı, Avrupa'da 6'ncı sıraya yükseldi.

Başörtüsü yasağına son vereceğiz dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız dedik, kaldırdık. Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız dedik, Fatih’in emaneti Ayasofya'yı Kebir Camii Şerifini yeniden ibadete biz açtık.

Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi, kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hale getirdik. Terörün kol gezdiği Gabar’da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz’deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor. Başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmıyor, Togg’u gördükçe gurur duyuyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk.

Bizi yolumuzdan çevirmek istediler. Darbe senaryosu yazdılar, provokasyon yaptılar, hepsini püskürttük.

25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz. Çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin.

Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi işte bu hareket, bu kadro, bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053'e, sonra da 2071'e taşıyacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi, geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var.

'Terör sorununu biz çözeceğiz' dedik. Cumhur İttifakı olarak Türkiye'yi 40 yıllık sıkıntıdan kurtarıyoruz. Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak, bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek, kardeşlik güçlendirecek. 21'inci yüzyılı, inşallah kardeşlik 'Türkiye Yüzyılı' yapacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın.

Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye'nin içini karıştıran, o emperyalist planı da alt üst ediyoruz. Geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz.

Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak.

Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin'in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, 'Büyük Türkiye Cumhuriyeti' geliyor. Türkiye işte şimdi şaha kalkıyor, Türkiye Yüzyılı’nın şafağı şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor. Gücümüze güç katıyor, tarih yeniden yazılıyor.

Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülke için aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, tarihini idrak eden, imanlı, vatansever bir gençlik geliyor. En büyük eserim, bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek oldu.

Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, iç işlerine 3 trilyon lira, çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür turizme 11 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık.

Teşviklerimizle 19 trilyon liralık 129 bin yatırıma ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. Yıllık ihracatımız Haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Milli gelirimiz 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21. büyük ekonomisi olan Türkiye 2025 yılı itibarıyla dünyada 16. Avrupa'da 6. sıraya yükseldi.

Dışişlerimiz Türkiye'yi bölge ve dünyada sözü güçlü gücü tesirli ülke konumuna getirdi. Savunma sanayinde destan yazdık. Piyade tüfeğini bile dışarıdana alan ülke savaş gemisi, tank, füze, denizaltısını yapan hale getirdik. 10 milyar doları aşan ihracat rakamı ile dünyanın 185 ülkesinde savunma sanayi ürünleri kullanıyor. Ulaştırmada Türkiye'ye çağ atlattık. 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık.

Otoyol uzunluğumuzu 2 kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya tüneli ile yeraltından, Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. Havaalanı sayımız 58'e çıktı. Türkiye'yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Bunu biz başardık. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla bir birine bağlayacağız. 2053 yılında 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek.

Eğitimde Türkiye'nin standartlarını yükselttik. Toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptık. Başörtüsü yasağına son vereceğiz dedik. Üniversitede, okulda, kamuda son verdik. Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldırdık. Harçları kaldırdık. Ders kitaplarını ücretsiz dağıttık. Yurt yatak kapasitemizi 983 bine yükselttik. Sağlıkta vatandaşlarımızı 1. sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdık. 27 şehir hastanemizle bu alanda adeta devrim yaptık. Millet bahçeleriyle şehirlerimizin çehresini değiştirdik.

323 millet bahçemizi hizmete açtık. TOKİ'yle 1 milyon 766 bin konut ürettik. 369 konutun inşası sürüyor. 6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve işyerini 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle önemli ihtiyacı gideriyoruz.

Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz'deki keşfimiz sayesinde milyonlarca evde kendi doğalgazımız kullanıyor. Başkalarının ürettiği araçlara gıpta ile bakmıyor Togg'u yollarda gördükçe hepimiz gurur duyuyoruz. Sadece yatırımlarda değil hak ve özgürlükler alanında sessiz devrime imza attık. OHAL'i kaldırdık. Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştirdik.

TRT Kürdi'yi kurduk, gençlerin siyasette önünü açtık. Seçilme yaşını 18'e indirdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'ni yeniden ibadete biz açtık.

Partimizin programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt ettiysek yüzde 90 oranında gerçekleştirdik. Gelecekte 25 yılı da planladık. Sadece 50 yılı da planladık. Gelecek 50 yıllık. Bugün paylaştığımız vizyon belgesiyle hayalleri hedeflere gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar.

Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştay'da, Gezi'de provokasyon yaptılar. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatları dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Milletin huzurundayız.

Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın onuruyla buradayız. Size mahçup olmamanın sizi mahçup etmemenin, umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız. Allah'a hamdolsun çeyrek asırda büyük işler başardık. Ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek.

Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladı. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık. Bundan sonra da her gün bizim için yeni bir gün olacak. Partimizi kurduktan sonra ilk sabah nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacağız.

Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi bu hareket bu kadro kadınıyla erkeğiyle genciyle ve bu gençler onların çocukları, torunları inşallah önce 2053 sonra da 2071'e taşınacak. Türkiye'nin geleceğine de bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye'yi ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik. Büyük işler başardık. Ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyeceğiz. Her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız.

Bugün unutmayın yeni bir gündür diyeceğiz. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım diyeceğiz. Her dem taze kalacağız. Bu ülkenin 1970'lerden itibaren sinsi sinsi büyüyen bir FETÖ sorunu vardı. Hiçbir hükümet bunların önünü kesemedi. 1980'de, 97'de iki kez darbe yapıldı. FETÖ'ye dokunmadılar, önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmıştı. Sabırla, akılla, dikkatle yürüdük. O meşum gecede o hain darbe girişiminde Allah onlara fırsat vermedi.

1984'ten bu yana terör meselesi canımızı yakıyordu. Şimdi yaylalarda rahat geziyoruz. Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin birikimi, morali, hayalleri hain terör eylemleri ile her gün solup gidiyordu. 'Biz çözeceğiz' dedik. 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız dedik. Elhamdülillah onu da Cumhur İttifakı ile çözüyoruz ve çözdük. Aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği ile çözüyoruz. Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz.

Bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, dimdik ayakta tutan, bu coğrafyaya hakim kılan müslümanlıktan gelen kardeşliğimizdir. Ezan sesi susarsa, Kur'an'ın sesi kısılırsa, Allah muhafaza müslümanlık zayıflarsa biliniz ki kardeşliğimiz zayıflamıştır. Kardeşliğimiz zayıfladığında ülkemiz de zayıflamıştır.

Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek, kardeşlik güçlendirecek. 21. yüzyılı inşallah kardeşlik Türkiye Yüzyılı yapacak. Ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz Türkiye, terörsüz bölge bırakmak için yapıyoruz. Birileri zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. İs tismar ettikleri bataklıkta kuruyacaklar.

İnşallah terörle birlikte Türkiye'nin içini karıştıran o emperyalist planı altüst ediyoruz. Terörün bitmesine Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak. Türkiye şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı'nın şafağı şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor. Gücümüze güç katıyor. Tarih yeniden yazılıyor.

Açın yolları büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor. Diyarbakır'a Türkiye'nin her şehirden, dünyadan turist akacak. Tunceli'nin dağlarında barut değil çimen kokacak. Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları daha berrak akacak. Mardin'in camilerinde saf tutacağız.

Şanlıurfa'da aynı ezanı dinleyeceğiz. Aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. 86 milyon olarak geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. 25. yılımızda şu gerçeği hatırlatmak istiyorum. Bu hareket gönül hareketidir. Biz milletimizle doğrudan hitap kurarak gözgöze ruberu irtibat kurarak bugünlere geldi. Bu yola devam edeceğiz.

Bu hareket, bu dava sadece bizimle kaim değildir. Dünü vardı yarını da olacak bu davanın. Uzun soluklu yürüyüştür. Maziden atiye giden kutlu yolculuktur. Önemli olan sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere o bayrağı da inşallah emanet edeceğiz. Sevgili gençler, Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım.

Ortak eserimiz AK PArti çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesinde olacağım. Bu ülke için aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam, evim olarak gördüğüm AK Parti'nin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız bitmeyecek.

Arkamızdan çok çok farklı bambaşka gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye'yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden imanlı, vatansever en önemlisi de özgüveni yüksek gençlik geliyor. İşte en büyük eserim bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur. Bu gençlik vakti geldiğinde emaneti bizden devralacak çok daha yükseklere çıkaracaktır. Türkiye'nin ufku aydınlıktır. Türkiye geriye değil hep daha ileriye gidecektir."

  Hibya Haber Ajansı